
Bazı insanlarda şöyle bir rahatsızlık vardır. Her gördüğünü sever, her gördüğüne güvenir. Peki kolay mıdır insanlara güvenmek?
*
İnsan arkadaşını ya yolda ya da alışverişte tanır derler. Çok doğru ! Eğer o insan seni yarı yolda bırakmıyor, ihtiyacın olduğu her an yanına geliyor, paraya gereksinim duyduğun zamanlarda hiç düşünmeden çıkarıp veriyor, kendi menfaatinden önce senin menfaatini düşünüyorsa o gerçek arkadaştır. Bu da demek oluyor ki böyle bir devirde gerçek arkadaş bulmak çok zor !
*
İnsanoğlu o kadar çiğ süt emmiş ki arkanı döndüğün an seni sırtından vurmak ister. Hatta o an için sabırsızlanır. Kimi arkadaşlar da böyledir. En savunmasız anında derinden yaralar. Alışverişte dahi alacağı gıdalarda ince eleyip sık dokuyan insanlar arkadaş seçiminde aynı özeni göstermez. Tabir-i caizse hemen atar sepetine sebzelerini. Sonra da yıkılır..
*
Şükürler olsun ki şu ana dek kimseden böyle darbeler yemedim. Çünkü kimseye tam olarak güvenmedim. Aslında bu da çok acı bir durumdur. Konuşursunuz, gülersiniz, gezersiniz ama güvenmezsiniz. Ben de bunu çok yaşıyorum.
*
Neyse, velhasıl siz siz olun kimseye kolayca güvenmeyin. Önce kötü düşünün, sonra sevinin. Ne demişler: İnsana güvenme ölür, ağaca yaslanma çürür ;)
*
Sevgiyle kalın...
written by Eda Melissa









Yorum Gönder