LouSalome

Düşürürsünüz bardağı.. Kırılır.. Toplarsınız; elinize batar kanatır. Canınız yanar.. Belki ağlarsınız.. Belki de susarsınız.. .

İnsanlar.. Sizi kırarlar.. Toplamaya çalışmaz bile bazısı. Canınız yanar.. Belki ağlarsınız.. Belki de susarsınız...

Fark yok değil mi? Kırılan, kıran, yanan bir can, akan veya akamayan gözyaşları...

Sevmek için yaratıldık. Seviyor muyuz peki? Evet, belki bazen seviyoruz. Ama hiçbir zaman sevdiğimiz kadar sevilmiyoruz. Hep bir şeyler eksik kalıyor. Tam olduğu an masal diyoruz. İnanmak gelmiyor içimizden. Kimse kimseyi olduğu gibi kabullenmiyor ki tam sevebilsin.. Herkesin kafasında istediği bir tip var. Onu oluşturuyor ve aşık oluyor. Shakespeare: “Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz”demiş. Aynen böyle değil mi aşklar? Yoksa insanlar neden terk edilsin? Neden terk etsin?

Bu dünyada insanı terk etmeyecek tek Allah vardır bunu öğrendim. İnsanlar Allah’ı terk eder ama Allah insanı terk etmez.
Çok büyük bir hata yapsanız bile tövbe edin der. Kapım size her zaman açık der. Tek isteği ona inanmamız ve ibadet etmemizdir.

Peki insanlar öyle mi? Değil. Ufak bir şeyde kalbini çok rahat kırabiliyorken, bir hata yaptığında seni nasıl bırakmasın? Ailenize, arkadaşlarınıza, sevgilinize, eşinize karşı iyi olduğunuz her zaman onlar da size iyi oluyor. Birgün bir hata yapsanız kim yanınızda olur hiç düşündünüz mü? Tek tek terk eder herkes sizi. Kimse yanlışı kabul etmez çünkü.

Herkes iyi gün için vardır bu dünyada.. Herkes...

written by Eda Melissa

0 Responses

Yorum Gönder